saç ekimi nasıl yapılır

Saç Ekimi

Click to rate this post!
[Total: 10 Average: 5]

Saç ekimi, kelliğe dirençli olan göğüs, bacak-kol, genital bölge vücut bölgelerinden, özellikle de enseye yakın başın arka tarafından alınan saç köklerinin, saçların döküldüğü bölgeye taşınmasıdır.

Saç naklinde daha fazla tercih edilen başın arka kısmında bulunan saç kökleridir.

Erkeklerde ensedeki saç kökleri DHT hormonuna karşı duyarsız olduklarından daha az dökülürler. Vücudun diğer bölgelerinden alınan saç kökleri ise dökülmeme özelliğine sahip değildirler ve saç ekimi sonrasında tekrar dökülebilirler.

Ancak kadınlarda erkeklerdeki gibi dökülmeme özelliğine sahip bir alan bulunmamaktadır. Bu sebeple kadınlarda yapılacak saç ektirme başarı şansı erkeklerden daha azdır.

Nakledilmiş saçlar da kalıtımsal yapıdan etkileneceğinden zamanla döküleceği bilinmelidir.

Son yıllarda saç nakline artan talep nedeniyle çok fazla reklamı yapılıp yaygınlaşmıştır ve rant kapısı olarak görülmektedir.

Saç naklinde 1-4 saç hücresini barındıran saç köklerinin naklinin doktorlar tarafından yapılması gerekmektedir.

Bugün, 1-4 hücre içeren doğal saç köklerinin ileri tekniklerle alınıp grup olarak transfer edilmesine FUT “Follicular Unit Transplantation” denilmekte ve saç kaybı/kellik problemi olan kişiler tarafından bu yöntem hızla artan şekilde tercih edilmektedir.

İletişime Geç

Saç Ekimi Nedir?

Saç ekimi veya saç restorasyonu saç nakli işlemi kişinin ön kısımda dökülmüş olan bölgelere her iki kulağın arasında bulunan ense bölgesinde ömür boyu dökülmeyecek olan saç köklerinin alınarak ön kısımda açılan kanallara yerleştirilmesi işlemidir.

Yani kişinin kendi saçlarının ense kısmından bir kısmının alınarak ön kısma nakledilmesi işleminin halk arasındaki adıdır.

Saç restorasyonu veya saç nakli işlemi de tıp dilindeki adıdır. Saç ekim işlemi şuan ki teknoloji ile kişinin kendi saç rezervi kişinin kendi ensesinde dökülmeyecek olan saç köklerinin kullanılarak yapılması ile ortaya çıkan bir işlemdir.

Dolayısıyla kişinin ense bölgesindeki saçları ne kadar kuvvetli ne kadar sık ve ne kadar yoğun ise o şekilde alınıp ön tarafa nakledilen saç miktarı da çok fazla ve sık olabilmekte.

Böylece kişi eski görüntüsüne kavuşabilmektedir.

Saç Ekiminin Tarihi

19. yüzyılda kafa derisinin operasyonla yüzülerek başka yere cerrahi aşılama yöntemi kullanılmaktaydı. Modern nakil tekniği 1930’lar da Japonya’da kaş ve kirpik naklinde kullanılmıştır. Yalnız bu yöntemi saç naklinde denememişlerdir.

II. Dünya Savaşın’dan sonra izole olmuş Japonya’nın bu çalışmalarından onlarca yıl dünyanın haberi olmamıştır. Modern çağın ilk saç nakli haberi, 1950’lerde New York’ta dermatolog Orentreich’in erkek denekler üzerinde saç nakli yapmaya başlaması ile duyuldu.

Öncesinde saçın nakil yapılması durumunda orijinali gibi gelişemeyeceği fikri yaygındı. Oysa Orentreich saçın geliştiğini ve kalıcı olduğunu denekler üzerinde gösterdi. Yirmi yıl boyunca cerrahlar saç aşılama konusunda çalıştı ancak bunların çok başarılı olduğu söylenemezdi.

1980’lerde Brezilya’lı Uebel saç naklini küçük çaplı da olsa kullanmaya başladı ve yöntem duyulmaya başladı. Esas popüler olması ise ABD’den Rassman’ın mikro cerrahi yöntemiyle bir seferde binlerce saç kökü nakli yapması ile başlamıştır.

1980’lerin sonunda Limmer, üç boyutlu mikroskop ile kafa derisini incelemiştir. İlk olarak 1988 yılında Japonya’da, Masumi Inaba tarafından tanıtılan 1mm’lik punçlarla yavaş yavaş tıp dünyasında kendine yer bulmaya başlayan FUE yöntemi, 2002 yılında William R. Rassman ve Robert M. Bernstein sayesinde tıbbi literatüründeki yerini almıştır.

2007 yılında ise Dr. Miquen G. Canales and Dr. David Berman tarafından robotik fue saç ekim yöntemi geliştirilmeye başlamıştır. Robotik saç ektirme temelini FUE saç ekimi yöntemi oluşturur.

Saç Ekiminin Yan Etkileri

Saç ekimi operasyonlarından sonra karşılaşılan komplikasyonların başlıcaları aşağıda sıralanmıştır.

  • Kanama:Greftlerin alındığı veya yerleştirildiği sahalardan kanama oluşabilir: Bu komplikasyonun olmaması için mutlaka işlemden önce hastanın kanama profili değerlendirilmeli buna yönelik gerekli laboratuvar incelemeleri yapılmalı ve kanamayı artırma potansiyeli olan ilaçlar operasyondan yeterince önce kesilmelidir.
  • Enfeksiyonlar: Saç alınan veya ekilen sahalarda enfeksiyon gelişmesi çok nadir görülen komplikasyonlardır. Bunun nedeni kafa derisinin çok iyi kanlanması nedeni ile enfeksiyonlara olan doğal direncidir. Fakat bir enfeksiyon görülmesi halinde sistemik olarak verilen antibiyotiklerle tedavi edilmelidir.
  • Saç köklerinin alındığı sahada kötü yara dokusu oluşması: FUT metodu ile yapılan saç nakillerinde daha çok görülür. Cildi müsait olanlarda veya kötü teknik kullanılanlarda görülme ihtimali daha yüksektir.
  • Saç alınan sahada his kaybı: FUT tekniği uygulanan hastalarda nadiren görülebilir, uygun tedavilerle genellikle kaybolur.
  • Dermoid kist: İşlemden birkaç hafta sonra belirirler, ekilen saç köklerinin fazla derine yerleştirilmesinden kaynaklanırlar. Ekim işlemini yapan kişi saç kökünü yerleştirmeden önce alıcı sahayı iyice bastırıp kökü daha sonra yerleştirerek işlemi yapmalıdır.
  • Parke taşı görünümü: Ekilen köklerin saç derisinin üzerinde kalması durumunda oluşur. Saçlı deride kabarcıklar şeklinde bir görünüm oluşur.
  • Yanlış yöne uzayan saçlar: Saçın ekildiği bölgedeki diğer saç köklerinin çıkış yönleri ile alakasız yönde uzayan saç kökleri genellikle kötü saç ekimi tekniğinden kaynaklanır. Ekim yapılırken saçın çıkış yönüne 30-35 derecelik açı yapacak şekilde ekilmemesi bu sorunun başlıca sebebidir.
  • Hızlanmış saç kaybı: Saç kökleri ekilirken çevredeki diğer saç köklerinin zedelenmesinden kaynaklanabileceği gibi; saç ekim operasyonunun stresinden de kaynaklanabilir. Operasyon sırasında mutlaka keskin aletler kullanılmalı, körleşmiş aletler hemen değiştirilmelidir.

Yukarıda başlıcaları sıralanan komplikasyonların görülme riskini en aza indirmek için mutlaka işin ehli kişilerle çalışılmalıdır.

Saç Ekimi Yöntemleri

Saç ekimi köklerin alınması ve alınan köklerin nakledilmesi olmak üzere 2 aşamada gerçekleşen bir işlemdir.

Mega Seans Saç Ekimi

Artık günümüzde mega seans saç ekimi adıyla yedi bin sekiz bin saç köküne varan ciddi boyutlarda saç nakli yapabilmekteyiz. Saç ekiminde tarihçesine baktığımız zaman fut yöntemi ile saç ekimi başlamıştır.

Fut yöntemi ense bölgesinden bir bistüri yardımıyla bir diril şeklindeki saç bölgesinin çıkarılması, o bölgenin mikroskop altında tek tek ayıklanması ile yapılmaktaydı. Artık buna biz tarihi bir yöntem olarak yaklaşmaktayız.

Çünkü ense bölgemizde bir dikiş izi kalma riski ortaya çıkmaktaydı. Artık günümüzde bu iz olmadan saç kökleri bir bir alınmakta ve bunun adı fue olmaktadır.

Fue İngilizce bir tabir, foliküler ünit ekstrasyonun kısaltmasıdır, baş harfleriyle oluşmaktadır ve folikül dediğimiz saç köküyle birlikte bir saç ünitesinin yerinden alınarak başka bir yere nakledilmesi işleminin adıdır.

Plastik cerrahide bir bölümden bir dokunun alınarak başka yere taşınması uygulanan bir yöntemdir. Saç naklide plastik cerrahinin başarıyla uygulandığı yöntemlerden bir tanesidir. Saç ekim yöntemi ile artık günümüzde kişinin doğal saç çizgisi oluşturulabilmekte.

Saç Köklerinin Alınması

FUE: Saç köklerinin başın arka tarafında iki kulak arasındaki donör bölgeden tek tek alınmasıdır. Donör bölgeden saç alınmadan önce acıyı hissetmemek için bölgeye lokal anestezi uygulanır. Donör bölgeden toplanan greftler (saç kökleri) ekim yapılacak bölgeye tek tek implant edilir.Fue saç ekimi günümüzde ilk tanımlandığı zamana göre çok değişmiştir. Bugün mikromotor ile yapılan p-FUE ilk tanımlanan tekniğin yerini almıştır.Artık çok nadiren FUE tekniği uygun vakalar da punch dediğimiz biopsi iğneleri ile yapılmaktadır. Bu teknikte ensede dikiş izi kalmaz. Ortalama 1 yıl sonunda ekilen saçlar yeni bölgede sağlığını ve kuvvetini kazanmış olur.

FUT: enseden güvenli bölgeden bir bant halinde saç şeridi çıkarılarak mikroskop altında köklere ayrıştırılması olayıdır. 1930’lu yıllarda ilk kez kullanılmıştır. Saçların alındığı bölgede 5–10 cm’lik genişlikte şerit şeklinde bir cerrahi iz kalabilmektedir.FUE saç ekimi tekniğinde mikromotor kullanımı sonucunda bugün kök transseksiyonu oranları %1’lere kadar düşmüş olup, artık altın standart olmak üzeredir. Dünyada kullanımı giderek yaygınlaşmakla birlikte teknik beceri gerektirir. Başarı oranının ve donör bölgeden alınan saç köklerin güçlü olması sebebiyle, ekim işleminden sonra saçlarınız dökülmez.
 

Hasta Lokal Anestezi Altındayken
Gerçekleştirilen FUE Saç Ekimi, Şu Aşamalardan Geçer

Öncelikle, ekim işleminde kullanılacak köklerin alınacağı bölge, saçlar çok kısa kalacak şekilde tıraş edilir. Greftler (saç kümecikleri), donör bölgeden, manuel punch ya da mikromotor denilen milimetrik cerrahi cihazlar ile alınır.

Alınan greftler, korunabilmeleri için, içinde besleyici bir sıvı bulunan bir kaba yerleştirilirler. Greftler, ekim işleminde kolaylık ve isabet sağlaması açısından; tekli, ikili ya da birkaç kök içeren gruplara ayrılırlar. Saç ektirme yapılacağı alan, köklerin ekileceği kanallar açılır.

Donör bölgede açılacak kanal sayısı ile ekilecek greftlerin sayısı eşit olmalıdır. Açılacak olan kanalların açısının doğru belirlenmesi, saçların doğal görünmesi bakımından büyük önem taşır. Ayrıca kanal açma işlemi esnasında, doğal bir saç çizgisi meydana getirmek de önemlidir. Sonraki aşama ise greftlerin ekilmesidir.

Ekimin yapılacağı bölgede, tam olarak hangi noktalara kaçlı greftlerin ekileceğini bilmek önemlidir. Örneğin; doğal bir görünüm için ön saç çizgisine tekli greftlerin, arka bölgelere ise çoklu greftlerin ekilmesi idealdir.

FUE yöntemi ile gerçekleştirilen ortalama bir saç ekim seansı 5 – 9 saat kadar sürebilir. Bu süre içerisinde ekimi yapılacak greft miktarı 3000 – 5000 arasında değişebilir. Kişinin ihtiyacına göre, tek bir seans yeterli olabileceği gibi, seansların sayısı iki ya da üçe de çıkartılabilir.

Saç Ekimi Sonrası
İyileşme Süresi

FUE yöntemi ile yapılan saç ekim işleminden sonraki ilk haftada, saç derisi oldukça hassas olacağından, deriyi koruyucu önlemler almak büyük önem taşır.Saçların tutma süreci olarak da bilinen bu süre boyunca tozlu, kirli ortamlardan uzak durmak, alkol ve sigara tüketimini kesmek, yorucu aktiviteler yapmamak ve saç derisine doktorun verdiklerinden başka bir madde uygulamamak hastanın yararına olacaktır.

Saç ekimi ve sonraki ilk üç gün saçlar kesinlikle yıkanmamalıdır. Üç gün geçtikten sonra, ilk yıkama saç ekim merkezinde gerçekleştirilir. Saç diplerinde kırmızı noktalar meydana gelmesi ve kabuklanma olması, hastaların endişelenmemesi gereken son derece normal bir durumdur ve kısa bir süre içerisinde geçer.

Kabuklanmanın kalıcı olması durumunda ise, saçların çıkması ve uzaması engellenebileceğinden, hastanın doktora danışması gerekir. Ekim işleminden birkaç hafta sonra başlayan ve altı ay kadar sürebilen ikinci süreçte, önce zayıf saçlar dökülür, ardından da yeni saçlar çıkmaya başlar. Bu süreç boyunca da hastaların dikkat etmeleri gereken belli başlı noktalar vardır.

Denize ve özellikle de havuza girmemek, duş alırken çok sıcak su kullanmamak ve saçları yüksek basınçlı suya maruz bırakmamak, saç sabitleştirici jöle, sprey gibi ürünlerden uzak durmak bunlardan bazılarıdır. Saçların büyük bir bölümü, operasyondan sonraki 6 – 9 ay içerisinde çıkmış olur. Saçların tamamen çıkması ve uzaması ise 1 yılı bulabilir.

Saç Ekimi Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Saç ekimini takip eden 48 saat içerisinde ekim yapılan bölgeye kesinlikle herhangi bir temas olmaması gerekir. Operasyon sonrasında ekim alanını kamufle etmek için şapka takılabilir. Bu durumda kafa üstüne oturacak fakat ekim alanına değmeyecek, üstü sert kep/spor şapka kullanılmalıdır.

Saç ekimi yapılan bölge şapka altındaki boşlukta kalmalıdır. En uygunu, Afrika safari belgesellerinde gördüğümüz tarzda tepe kısmı sert olan, çökme yapmayacak tarzda bir şapkadır. Bulunamıyorsa üstü sert olan golf şapkaları da olabilir.

saç ekimi ile ekilen saçlar dökülür mü
  • Gece uyurken ekim yapılan saç kökleri yatağın başına, yorgana ya da yastığa değmemeli ve zarar görmemeli. Bunun için sert ve küçük bir yastık kullanmanız önerilir. Sırtüstü şekilde, alım yapılan ense bölgesi üzerine yatabilirsiniz.Yüzükoyun yatmanız, ekim alanının yastık veya yatakla temas edebilme riskini arttırdığı için dar giysiler  iki hafta boyunca önerilmemekte.Ayrıca 2 hafta boyunca gömlek, hırka, fermuarlı kazaklar gibi önü açık giysilerin giyilmesi tercih edilmeli;kafa bölgesinden ekim alanına zarar vermemesi için t-shirt, boğazlı kazak, atlet gibi dar geçirilmemelidir. Yani 2 hafta ekim yapılan alana temas olmamalı, muhtemel her temas, ekilen saç köküne zarar verebilir ve o saç kökünü kaybedebiliriz.
  • İki hafta boyunca spor aktiviteleri, hamam, sauna, yüzme, solaryum ve her türlü kuaförlük hizmetleri yasaktır. Saç köklerine zarar verebilir, enfeksiyon riskini artırabilir.
  • Saçlar 15 gün sonra kazıtmamak şartıyla makasla kestirilebilir. 45 gün sonra her türlü kuaförlük hizmeti alınabilir (tıraş, boyama, kazıtma, perma ve benzeri işlemler gibi).
  • İki gün boyunca saç ekimi yapılan bölgeye yıkama yapılmamalı ve su değdirilmemelidir. İlk yıkama 2. gün yani operasyon üzerinden 48 saat geçtikten sonra yapılmalıdır. Bu yıkamayı ilgili doktorunuz veya sağlık ekibi yapacaktır. Önemli olan, saç köklerine zarar vermeyecek şekilde nazik davranmak ve saçları yıkarken zedelememektir.
  • Yıkama işlemlerinden sonra saç ekim alanında kesinlikle havlu kullanmamalı ve saç kurutma makinesi ile kurutulmalı.
  • Kafa bölgesine darbe alacak sporlar yapıyorsanız (futbol, basketbol, tekvando, kick box, boks, güreş, vb.) bu aktivitelere 45 gün sonra başlamalısınız.
  • Eğer Saç ekim sonrası hemen yolculuğa çıkacaksanız, ensenizi dolduracak basit bir şişme yastıkla seyahat etmeniz, kafanızı cama ya da başka bir yere dayamanızı ve saç köklerinizin zarar görmesini engelleyecektir.
  • Operasyondan sonra ilk hafta aspirin kullanmamalısınız. Ayrıca ginseng, ginko biloba, E vitamini gibi kanı sulandırıcı ilaç ve bitkisel destek tedavilerini almanız da tavsiye edilmez. Saç ekimi operasyonu sonrasında saçlarınızın çıkmaya başlaması 2,5 ay – 4 ay arasında bir süre alabilir. Saç ekimi operasyonu sonrasında kullanılacak olan antibiyotik, ağrı kesici gibi ilaçlar ve kullanım şekilleri operasyonu yapan doktor tarafından bizzat verilmelidir.

Saç Dökülmesi
Teşhis ve Analizi

Saç ekimine karar vermeden önce, saç restorasyon cerrahı mutlaka saçlı deriyi inceleyerek saç kaybının nedenlerini araştırmalıdır.

Eğer inceleme sonucunda cerrah saç dökülme sebebi olarak kadın ya da erkek tipi genetik dökülmeden başka sebep olabileceği konusunda şüpheleniyorsa, diğer teşhise yönelik araştırmaları yaparak altta yatan nedeni ortaya çıkarabilmeli.

Saç kaybına neden olan sebep tedavi edildikten sonra kayıp yaşanan alana saç ekimi ameliyatı yapılmalıdır.

saç ekimi nedir

Saç çekme testi: 25-50 tel kadar saç ele alınır ve parmak uçlarıyla hafifçe çekilerek her seferinde ne kadar saç geldiğine bakılır . Normalde birkaç tel gelmesi gerekirken öbek öbek saç dökülmesi varsa anormal bir durumdan şüphelenilmeli; saç dipleri mikroskop altında incelenerek saç gövdesi ve kökü/dibi araştırılmalı.

Saç çekme testi sırasında her çekmede ele gelen kıl sayısı 5 ve üzeri ise “telojen effluvium”a bağlı olarak saç dökülmesi artmıştır. Telojen effluviuma bağlı dökülmeler geri dönebilir; nedenleri hamilelik, stres, ilaç kullanımı gibi sebepler olabilir. Bu tür dökülmeler stresden 3 ay sonra görülür ve toplam saç miktarının %30-%50 sini etkiler. Bu durumda günlük dökülme miktarı (normalde 50-100 tel) 300 saç teli veya daha fazla olabilir.

Saç penceresi : Saçlar kliplenerek ya da bir alanda kesilerek saç büyümesi 3-30 gün içinde gözlemlenir.Saç döngüsü konusunda fikir edinilir.

Saç büyüme döngüsündeki anormalliğe bağlı saç kaybı az fakat her yaşta görülebilir. Saç büyüme döngüsünü etkileyerek saç kaybına neden olabilecek durumlar arasında tiroid hastalıkları, besin yetersizliği, bazı ilaçların yan etkileri, kansızlık, bazı sistemik hastalıklar ve psikolojik stres sayılabilir.

Deri biopsisi: Pek nadir gerekli olsa da bazı sikatrisyel alopesilerin (deride saç folikülü kaybı ile görülen kayıplar) tanımlanması ve saç dökebilecek infiltratif deri hastalıklarının teşhis edilmesi için gerekli olabilir.

Saç kılı değerlendirmesi: Eğer saç kılı gövdesinde bir anormallik ya da enfeksiyondan şüphe ediliyorsa o zaman saç kılı deriden koparılarak mikroskop altında incelenir. Mantar, bakteri veya virüs enfeksiyonları saç kıllarında kırılma/dağılma şeklinde görülebilen saç kayıplarına yol açabilir.

Saç analizi: Bir laboratuar testidir. Saç gövdesi anomalilerinde nedeni anlamak için saçın biyokimyasal analizi yapılır. Genetik olarak değişmiş saç-protein profili ve/veya ilaç alımı ya da ağır metal zehirlenmesi gibi durumların saç dökülmesi nedeni olup olmadığını anlamak için güvenilir bir testtir. Sistemik hastalıkların teşhisi ya da beslenme problemlerini ortaya koymak için yapılmaz.

kadınalrda saç ekimi

Kadınlarda Saç Dökülmesine Sebep Olan İlaçlar Nelerdir?

  • Warfarin ve heparin gibi kan inceltici ilaçlar
  • Epilepsi ilaçları, özellikle dilantin
  • Gut ilaçları, allopurinol ve kolşisin
  • Antihipertansif ilaçlar ,diüretikler, beta blokerler
  • Antienflamatuarlar, özellikle prednisone
  • Kolesterol ve lipid düşürücüler
  • Prozac, lityum , trisiklik antidepresanlar gibi duygu durumu değiştirici ilaçlar
  • Kemoterapi
  • Tiroid ilaçları
  • Oral kontraseptifler, özellikle progestin miktarı fazla olanlar.
  • Diyet hapları, kokain gibi sokak uyuşturucuları, yüksek dozda A vitamini almak.

Kadınlarda Saç Ekimi

Bayanlarda saç ekimini yaparken özellikle üzerinde durduğumuz temel noktalar vardır.

Bayanlarda farklı hastalıklara bağlı özellikle anemi, guatr rahatsızlığı veya gebelik dönemi sonrasında ciddi şekilde meydana gelen saç dökülmelerinde hemen saç ekimi önermemekteyiz.

Bunların medikal tedavisi ve geçirmesi gereken periyodu geçirdikten sonra eğer saçlar çıkmıyorsa bayanlara saç ekimi yapılabilmektedir.

Bayanların saç ekiminde saçların tamamını kesmek gerekmemekte.

Özellikle ense bölümünden bir kısım seçilerek o bölüm kısaltılır ve buradan alınan saç kökleri dökülmüş olan noktalara transfer edilir.

Bu şekilde kişinin saç ekimi yaptırdığı da çok belli olmaz.

Bu şekilde bir avantaja sahip olan bayanlarda özellikle doğuştan ön saç çizgisi daha geride başlayan kişilerde yüzün estetik konseptini ve altın standartlarını tutturabilmek için ön kısma saç ekim çalışması yapılabilmektedir.

Bu da bayanların yüz estetiğine katkı sağlamaktadır.

Saç ekimi ile çıkan saçlar kişinin kendi saç yapısından ötürü kaynaklandığından dolayı bu saçların kendi saç yapısına nasıl davranıyor ise aynı şekilde davranmaya devam edebilir. Saç ekiminden sonra 3 günden itibaren biz saçların yıkanmasını izin veriyoruz.

Bölgede meydana gelebilecek topaklanmaları ortadan kaldırabilmek için özel losyonlar tavsiye etmiyoruz. Kimyasal düzeyi çok düşük olan, o bölgeyi yumuşatıcı losyonlar tavsiye ediyoruz. Bölgedeki mikropları ve oradaki istenmeyen cisimleri uzaklaştıracak, özellikle o bölgedeki doku dolaşımını artıracak şampuanlar kullanılabilir.

Bunların yanında kişi 3 günden itibaren saçları yıkar, bir haftaya kadar olan periyotta bu bölgedeki kabuklanmanın tamamen ortadan kalktığını izliyoruz. Birinci haftadan itibaren kişinin normal saç yapısına geri döndüğü, mevcut olan saçlarının uzamaya başladığı, ekilmiş olan saçlarının bir kısmının uzadığı, bir kısmının hafif hafif dökülmeye başladığını izliyoruz. Bu şekilde belli bir aşamayı atlatan saçlar üçüncü aydan itibaren çıkmaya başlarlar.

Altıncı ayda yüzde 50’si, sekizinci ayda yüzde sekseni ve bir yılda tamamı çıkacak şekilde bir süreç izlerler. Saçların tamamı çıktıktan sonra bu saçlar enseden alınan, saç dökülmeyen karakterde olduğundan ötürü, bu saçlara normal kişinin kendi doğal saçı gibi yaklaşılabilir ve bu şekilde bu bölgeye gerektiği zaman losyonlar kullanılabilir.

Jöle kullanılabilir ama bunları kesinlikle kullandıktan sonra yıkamak suretiyle uzaklaştırmak bu işlemin en önemli ayrıntılarından bir tanesidir. Kişiler bu saçları ile denize, havuza rahatlıkla girebilir. Hamama, banyoya, saunaya rahatlıkla kullanabilirler. Bu şekilde elde edilebilecek iyi bir sonuçla birlikte elde edilen bu sonucun en Optimum düzeyde olması için mevcut saçları korumaya yönelik biz çeşitli koruyucu ajanlar önerebilmekteyiz.

Bunların devamında saça uygulanabilen ve Amerikan ilaç dairesi tarafından onaylanan saçları koruyan, gürleştiren çeşitli losyonlar ve şampuanları da önerebilmekteyiz. Bunun yanında ağızdan alınan ve hormonları bloke eden ürünleri de kişinin mevcut saçlarının korunması, ekilen saçların da daha gür bir yapıya ulaşması için çeşitli dönemlerde tavsiye edebilmekteyiz.

Saç ekiminde kişinin kendisinden saç kökleri alındığı için tamamıyla kişinin kendi saçları kullanıldığı için doğal bir görüntü yakalamak mümkündür.Ancak eldeki malzemeyi en iyi şekilde değerlendirebilmek için bu konuda çok tecrübeli bir uzmanın iyi bir planlama iyi bir değerlendirme, alınan saç köklerini iyi bir şekilde tahlil etme ve nereye hangi saçların, hangi saç köklerinin hangi şekilde ekileceğine karar verme, saçın doğallığını etkileyen en önemli unsurlardan birkaç tanesidir.Ön saç çizgisinin belirlenmesi kişiyle hekim arasında tamamıyla karşılıklı görüşme ve beklenti sonucu ortaya konuşması gereken bir süreçtir.

Ön saç çizgisinin doğallığını belirlemek hekimin tamamıyla yeteneği ve becerisiyle ilgilidir. Ancak bunların yanında teknik olarak kullanılacak ekipmanlar, bu işlemi yapan kişilerin teknik becerisi ve tecrübesi yapılan saç ekiminin doğallığını, sonucunu, kalıcılığını etkileyen en önemli altın unsurlardan birkaç tanesidir.

Özellikle saç ekimi saç köklerinin alınmasından başlayarak köklerin muhafaza edilmesi, daha sonra kanalların açılması, kanalların yönlerinin ayarlanması, saçlarımıza dikkatlice baktığımız zaman saçlarımızın her bir alanda farklı bir yönlerde çıktığını görmekteyiz.

Bundan dolayı bu yönlerin iyi ayarlanması saçta dökülme olan bölgelerin alanlara ayrılarak bu bölümlere farklı saç tipindeki saç köklerinin ekilmesi ortaya çıkacak doğallığı etkileyen çok çok çok önemli altın standartlardan bazılarıdır.

Bundan dolayı kişide yapılacak saç ekimlerinde özellikle dikkat edilecek unsurlar kişinin saç kökünün derinliğinin belirlenmesi, saçının kalınlığının belirlenmesi, buna uygun ekipmanların kullanılması, açılacak kanların kişinin mevcut saç kökünün derinliğine ve kalınlığına uygun şekilde açılması ve ortaya çıkacak doğal sonucu etkileyen çok çok önemli unsurlardır.

Bunların hepsini saydığım şekilde kişinin tecrübesi, uygulayan kişinin bu işteki tecrübesi en önemli unsurlardan bazılarıdır ve bu şekilde kişiler yaptırdıkları saç ekimlerinde hekimle olan görüşmelerde bu unsurlara dikkat etmeli, yapılacak ortamız sterilizasyonu, yapılacak ortamın hastane ortamı olması ve uygulayacak kişinin özellikle plastik cerrahi eğitimini almış, bu konuda tecrübeli bir kişi olması, yapılan saç ekiminin başarısı ve doğallığını etkileyen en önemli unsurların başında gelmektedir.

Saç ekimi uygulamaları klinikten kliniğe fark etmekle birlikte ekilen saç kökü miktarıyla hesaplanmaktadır Fiyatlandırma, kliniğin politikasına ve kliniğin bu işteki tecrübesine göre değişmekle birlikte özellikle Türkiye dünyadaki diğer ülkelere nazaran çok çok ucuz bir şekilde saç ekimini gerçekleştirebilmektedir. Saç ekiminde titizlik, tecrübe, güven çok önemli unsurlardır.

Özellikle bu unsurları bir araya toplayan klinikler ortalama bir saç ekimi fiyatı politikası belirlemişlerdir ve bu politika üç aşağı beş yukarı tüm kliniklerde benzerlik göstermektedir. Saç kökü ekim miktarları ortalama olarak üç bin beş yüz ile dört bin beş yüz kök miktarında olmakta ve buna göre bir fiyatlanma hesaplanmaktadır. Ancak mega seans saç ekimi adını verdiğimiz bir seansta kişinin maksimum düzeyde saç ekimi ile bir seansta oluşabileceği maksimum miktarını etmek ve bu sonucu elde etmek için yapılacak çabalar günümüzde artık daha popülerleşmeye başlamıştır.

Bunlar daha uzun süren, daha ciddi tecrübe gerektiren ve geniş bir ekibe sahip olan kliniklerde yapılabilen işlemlerdir. Bu şekilde yapıldığı zaman hem maliyet düşmekte hem de kişinin fiziki ve fonksiyonel olarak ortaya çıkabilecek çekinceler daha az olabilmektedir. Travmalar daha aza inmektedir. Çünkü bir seansta yapılacak iki veya üç seansta ende edilebilecek sonuç tek seansta toplanmakta. Bu şekilde kişinin tüm fiziki kayıpları ortadan kaldırılmaktadır. Günümüzde saç ekimi artık Türkiye de çok ileri düzeylere ulaşmıştır.

Dünyanın en ileri ülkelerinden bir tanesi saç ekiminde Türkiye dir ve elde edilen sonuçlar gerçekten dünyadaki bilimsel otoritelerle karşılaştırıldığı zaman çok çok çok iyidir. Dünyada katıldığımız saç ekim kongrelerinde bu işi en iyi yapan kişilerle oturup tartıştığımız zaman Türkiye de mega seans saç ekimleri dünyanın çok ilerisinde ve kişileri bir seansta istediği saç görünümüne kavuşturma yapabilme imkanlarımız çok üst düzeylere ulaşmıştır.

Bu şekilde elde edilecek sonuçlarla kişilerin yüzü gülmekte, günlük aktivitelerinden geri kalmamakta ve birden fazla seansa ihtiyaç duyulmamaktadır. Ancak bazı kişilerde ortamın yeterli olmaması, kişinin saç rezervinin yeterli olmaması durumunda iki veya üçüncü seanslarla yapılacak saç ekimleriyle ilk seansta elde edilen sonuç güçlendirilmektedir. Tabiî ki burada alınacak saç köklerinin miktarı azaldığı için, iki veya üçüncü seanslarda fiyatlarda daha aşağıya çekilmektedir ve bu iki ve üçüncü seanslarda yapabilmek için ortalama olarak ilk ekimden sonra bir yıllık bir süre geçmesi gerekmektedir.

Bu şekilde usulüne uygun yapılan işlemelerde kişiler istedikleri görünüme kavuşabilmektedirler. Ancak bazı kişilerde saç rezervi çok çok çok azdır ve açıklık çok fazladır. Bu kişilere günümüzün teknolojisi ile saç ekimi önermiyoruz. Ancak bunu hekimle karşılıklı konuşup kişilerin karar vermesi çok önemli bir unsurdur.

Saç ekimi işlemi artık günümüzde gelişmiş olan olan lokal anestezi ilaçları ile tamamen ağrısız olarak yapılabilmektedir. İğneden korkan kişilerde sedasyon dediğimiz hafif sakinleştiricilerle bu iğne acısını da ortadan kaldırabiliyoruz. Bu şekilde çok konforlu saç ekimi elde edebiliyoruz.

Saç ekimi ense bölgesinden yapılacak uyuşturma işleminde sonra kişi tamamıyla bu bölgedeki saç köklerinin alınmasını hiçbir şekilde hissetmez ve sadece saç kökler alındıktan sonra ön kısma nakledilirken açılan kanalların açılması esnasında oluşabilecek acıyı da ortadan kaldırmak için ön kısmından yapılacak uyuşturucularla tüm saç derisinin uyuşturulması sağlanır.

Bu şekilde çok uzun sürelerde yaklaşık altı yedi saat hatta bazen çok yüksek sayıda saç ekimi gerçekleştiriliyorsa on saate varan sürelerde lokal anestezi dozlarını ayarlayarak ve kesinlikle bu işlemin bir hekim tarafından yapılması gereklidir.

Saç ekiminin tamamen ağrısız geçirilmesi ve bu işlemde hiçbir şeyin hissedilmemesi mümkün olmaktadır. Bu şekilde uzman kontrolünde kullanılan ilaçların dozunun ayarlanması ile saç ekiminin ağrısız olmasının yanında kansız olması da sağlanabilmektedir. Adrenalin dediğimiz ilacın belli konsantrasyonlarda saç derisine enjekte edilmesi ile bölgedeki kanamanın minimale indirilmesi sağlanmaktadır.

Bu sayede kişi saç ekimi yaptırırken hiçbir şekilde kan kaybına da sebep olmamaktadır ve kişinin kan kaybıyla herhangi bir problem yaşamasının önüne geçilmektedir. Bu şekilde uzman bir ekip tecrübeli bir ekip ve dozunda ilaçlar kullanılarak saç ekimi ağrısız acısız ve en konforlu şekilde gerçekleştirilebilmektedir.

Saç ekimi erkek ve bayanlara uygulanabilen bir yöntemdir. Özellikle saç dökülmesi problemi erkeklerde çok daha fazla görüldüğünden ötürü toplum içinde erkeklere yapılan bir yöntem olarak görülmekle birlikte bayanlarda da görülebilen saç dökülme problemlerinde saç ekimi rahatça uygulanabilmektedir. Saç ekim yöntemleri fut ve fue olarak iki ana başlık altında toplanabilir.

Fut yöntemi tarihte kalmış, beş altı yıl evvelde kullanılan, ense bölgesinden, verici alandan kesi yapmak suretiyle bir parçanın alınması ile yapılan bir tekniktir ancak bu teknikte ense bölgesinde iz kalabilmesinden ötürü artık köklerin tek tek alındığı fue yöntemi tercih edilmektedir.

Saç ekimi on sekiz yaşından itibaren dökülmeye başlayan saçlarla birlikte yirmi yaşından çok ciddi düzeyde dökülme gösteren kişilerde yirmi yaşından itibaren yapılabilmektedir. Saç ekimi yapabilmek için saç bölgesindeki açıklığın değerlendirilmesi ve dökülme hızının değerlendirilmesi çok önem arz etmektedir.

Saç ekimi hızını azaltıcı medikal tekniklere başvuruyoruz. Ancak saçlarda ciddi açıklık varsa ve aralara girerek bu saçları güçlendirmek gerekiyorsa kişilere özel olarak saç ekimi yapılabilmektedir. Tabii ki kararı hekim ve kişinin birlikte karar vermesi çok önem arz ediyor. Kişiyle görüşen hekim kişinin tüm parametrelerini değerlendirir, kişideki saç patern yapısını değerlendirir, saçın ense bölgesindeki sıklığı saç kökünün kuvveti ve saçın kalınlığı çok önem arz etmektedir.

Bunların tamamı değerlendirilerek kişiyle de gelecek planlanarak saç ekimine karar verilir. Bundan ötürü saç ekiminin en hızlı olarak saç dökülme dönemine denk getirilmemesi saç ekiminin başarısını artıran en önemli noktalardan bir tanesidir. Otuz iki otuz dört yaşına kadar saç dökülmesinin çok hızlandığı tıbbi olarak ortaya konulmuş bir gerçektir.

Bundan dolayı bazı kişilerde dökülmenin tamamlanması ve saç dökülme hızının düşmesi beklenebilmektedir. Tabiî ki nihai kararı kişiyle olan görüşmelerde ve kişinin genetik yapısına bakılarak karar verme gerçekten başarılı sonuç almak için altın kurallardan bir tanesidir. Saç dökülmesinin azaldığı dönemlerde saçlarda sadece seyreklik meydana gelen kişilerde saçları daha gür ve doğan görünüme kavuşturmak için aralara girerek saç ekimi yapılabilmektedir.

Saç ekiminde kullanılan saç köklerinin saçın ömrünü belirleyen en önemli etmenlerden olduğu unutulmamalıdır. Şöyle ki saçları tamamıyla dökülmüş ve saçlarına en az düzeyde olan kişilere baktığımız zaman ense kısmında her iki kulağın ortasında kalan bir segmentin kalıcı olduğunu görmekteyiz.İşte biz saç ekiminde özellikle bu alanı iyi tespit edip bu alandan saç kökleri alındığı takdirde bu saçların ömür boyu kalıcı olabileceği tamamıyla bilimsel olarak ispatlanmıştır.

Saç ekiminde bu işlemi gerçekleştiren kişinin becerisi, tecrübesi, hassasiyeti ve bu işlemi ne kadar sık yaptığı önem arz eder. Sıkça bu işte alakadar olan ve bu işi çok sıklıkla pratiğinde tekrar eden kişiler artık saçların hangi kök özelliğinde olduğunu, hangi saçların daha az dökülme potansiyeline sahip olduğunu ayırt edebilmektedirler. Bu şekilde uygun yerden alınan saçlarla yapılan, saç kökleriyle yapılan saç yenileme işleminde, restorasyonunda veya ekiminde elde edilen sonuçların kalıcı olması ve uzun vadeli olması bilimsel olarak da ispatlanmıştır.

Yeni saçlarla neler yapılabilir?

Ortaya çıkan saçlar her türlü koşunda kullanılabilir. Denize girilebilir, güneşlenilebilir, aklımıza gelen her şey yapılabilir. Çünkü bu saç dökülme potansiyeli olmayan saçlardır.

Saç ekimi ile elde edilen saçlar normal saç döngüsüne sahip olan saç kökleridir ve bu kökler kişinin ömür boyu kalıcı olacak saç kökleridir. Bu şekilde elde edilen saçlarla her türlü aktivite gerçekleştirilebilir.

Kişi istediği şekilde saçlarını kestirebilir. Şekil verebilir, saç spreyi kullanabilir, saç jölesi kullanabilir ancak bunları uzun süre saçlarında tutmalarını öneriyoruz.Kısa süreli bir programa katılması esnasında bu şekilde yaptırılıp daha sonra bu kimyasal maddeler vücuttan uzaklaştırılmalıdır. Bu şekilde saçların ömrü uzun süre kalıcı olur, ömür boyu kullanılabilir.

Silikon göğüs protezi ile göğüs büyütme opearsyonu sonrası hamile kalmakta ve süt vermekte hiçbir sakınca yoktur.

Saç ekimlerinde başarının en büyük oranı yapan kişinin tecrübesi bu işte göstermiş olduğu eski başarılar kişinin referansını ortaya koymaktadır. Artık Türkiye de ciddi saç ekim klinikleri ortaya çıkmıştır ve bu konuda çok tecrübeli, çok başarılı meslektaşlarımız şuanda faaliyet göstermektedirler. Saç ekim işlemi plastik cerrahinin doku nâkilinden hiçbir fark etmemektedir ve aynı bir konsepti içermektedir.

Saç ekim işleminde ense bölgesinden dökülme karakteri olmayan yani saçı tamamıyla dökülmüş bir kişiye baktığımız zaman ense bölgesine muhakkak dökülmeyen bir saç şeridi mevcuttur ve biz bu bölgeden saçları aldığımızdan dolayı alınan saçlar bir daha bulunduğu yerde de ömür boyu dökülmemektedir.

Bu şekilde düzgün bir yerden alınan saçlar iyi bir teknikle alınan, saç köküne zarar vermeden dokuya saygı göstererek alınan saçlar ve ekilen saçlarda yüzde doksan sekiz oranında geri çıkma görmekteyiz ve üçüncü aydan itibaren bu ekilen saçlarda yeniden çıkma ve ömür boyu bir daha dökülmemek üzere çıktığını izlemekteyiz.

Saç ekiminde önemli olan diğer nokta: Doğallık

Özellikle kişileri yakından incelediğiniz zaman sacı dökük olmayan kişilerde ön saç çizgimizin girintili çıkıntılı olduğunu görürüz. Bu şekilde dizayn edilen bir saç ekiminde düzgün bir ön saç çizgisi oluşturulduğu zaman kesinlikle bu saç ekiminin ekim sonucu oluştuğunu kimse anlamamaktadır ve bu uzmanlıkla ilgili olan bir konudur.

Kişinin tecrübesi, uzmanlığı bu konuda yapmış olduğu çalışmalar. Artık Türkiye de dünyada referans bir ülke haline gelmiştir Türkiye ve bu şekilde bu işi en üst düzeyde yapan uzmanlar Türkiye de bulunmaktadır. Bundan dolayı çok iyi referanslı bu konuya eğilmiş ve bu konuda ciddi düzeyde çalışma yapmış kişilerin çok başarılı saç ekimi yaptığını izlemekteyiz.

Saç ekiminde diğer bir nokta, bu saçların ne kadar uzun vadede kalıcı olduğunu merak etmektedir kişiler ve bu saçların enseden alınan saçlar olduğundan dolayı ömür boyu kalıcı olduğunu bekliyoruz ve çoğu kişide bunu izlemekteyiz. Bunun dışında saç ekimiyle birlikte kişiler genç görünüme kavuşabilir miyiz diye soruyorlar.

Kişinin saç rezervi yerinde ise ve bu saçların karakteri gayet iyi kalın telli bir saç yapısına sahip ise gençlik günlerindeki saçların kavuşması mümkündür. Saç ekimindeki tecrübemizin artması ile birlikte artık günümüzde mega seans saç ekimi ile beş binden daha yüksek sayılarda yedi bin sekiz binlere varan saç kökü nakli yapmayı elde etmiş bulunuyoruz.

Bunun dışında bir seansta çok yüksek sayıda saç ekemediğimiz kişilerde özellikle ense bölgesindeki rezerv yeterli ise ikinci üçüncü dördüncü seans saç ekimleri ile mevcut ekilmiş saçların daha sık hala getirilmesi ve doğal görünümün ortaya konulması mümkün olmaktadır.

Saç ektirme işlemi kesinlikle ve kesinlikle hastane koşullarında, bir tıbbi yardım eşliğinde ve bir hekim tarafından yapılmalıdır. Bu şekilde yapılmayan bu cerrahi işlem sonucunda kişinin çok ciddi hastalıklar kapması yapılan bölgede enfeksiyon oluşması ve kişide kronik hastalıklar, hepatitler, aids hastalığı ve buna benzer değişik hastalıkların ortaya çıkması mümkündür.

Kesinlikle ve kesinlikle merdiven altı olarak tabir edilen kuaför salonları, estetik merkezleri ve buna benzer güzellik merkezleri gibi yerlerde saç ekimi yapılması çok sakıncalıdır. Saç ekiminde kullanılan çeşitli lokal anestetik ajanlar vardır. Bu ajanların dozunun geçilmesi durumunda ehil olmayan kişilerin elinde bunların öldürücü olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

Saç ekimi işlemi plastik cerrahi ile yapılan doku ile birebir işlemdir ve bir plastik cerrah kontrolünde olması kişinin daha başarılı sonuç almasını yapılan işlemin daha faydalı olmasını getirmektedir. Sonuç itibariyle burada dokulara uygulanacak olan işlem dokuya gösterilen saygı alınan saç köklerinin iyi bir şekilde muhafaza edilmesi çok büyük önem taşımaktadır.

Saç köklerinin alınmasından ekilmesine kadar geçen süreçte tüm her bir sürecin ince ayrıntılar içerdiğini, bu ayrıntılara dikkat edilmediği takdirde ekilen saç köklerinin yarısının bile çıkmayacağının akıldan çıkarılmaması gerekir ve bu işlemin tam net olarak düzgün bir şekilde yapılması için bu işi çok iyi bilen, bu işin eğitimin almış plastik cerrahların yapması bizim daha uygun gördüğümüz bir süreçtir.

Sonuç itibariyle cerrahi bir müdahale olan saç ekiminde kişilerin bir ameliyathane koşulunda bu işlemi yaptırması herhangi bir problem çıktığı anda müdahale edecek doktorun hastanın başında bulunması ve müdahale koşullarının buna uygun olması çok büyük önem taşımaktadır.

Çünkü saç ekimi çok kısa bir işlem değildir. Altı ile sekiz on saat sürebilen ciddi bir cerrahi müdahaledir. Bundan dolayı kişiler uzman kişilere kendisini göstermeli ve bu kişilerin yardımı altında, bu kişilerin gözetimi altında gerçekleştirmelidirler.

Saç ekimi operasyonu gün içinde bitebilen bir günlük bir operasyon sürecidir. Bunun arkasından hastamız o geceyi konforlu geçirebilmek adına çeşitli ağrı kesicilerle takviye edilir. Ertesi sabahında saç ense kısmına uygulanan pansumanlar çıkartılır ve o bölgeye bir kontrol edilir bundan sonra hastamız yine istirahata sevk edilir.

Ortalama olarak saç ekiminden sonraki istirahat dönemi bir günü geçmemektedir ve hastalarımız ikinci günden itibaren kendi işine günlük aktivitelerine dönebilmektedirler. Saç ekiminden sonra yıkamaya başlama süreci üç günlük bir periyot içermektedir.

Saç ekiminden sonraki üçüncü gününde ilk yıkamayı gerçekleştirmekteyiz ve burada saç kökünde bulunabilen kabuklanmalar losyon uygulamak vasıtasıyla yumuşatılır ve o bölge kaşınmadan tırnaklarla kurcalanmadan çok nazik bir şekilde yıkanılır. Üçüncü günden sonra artık her gün yıkamalara geçilir aynı şekilde losyon ve kurcalanmadan nazikçe yıkama şeklinde. Bu şekilde bir haftalık süreçte bu kabuklanmanın geçtiğini görüyoruz.

Ancak üçüncü günden itibaren bu şişlikler tamamen inmeye başlar ve bir hafta sonucunda hastalarımızın tamamında şişliklerin tamamen indiğini gözlemekteyiz. Bunun dışında saç ekiminden sonra yaklaşık üç haftadan itibaren kişinin mevcut saçlarını korumaya yönelik prp tedavisi veya mezoterapi adını verdiğimiz tedaviler başlanabilir veya saç güçlendirici çeşitli losyonlar kullanılmaya başlanılabilir üçüncü haftadan itibaren.

Saç ekiminden sonra uygulaman veya bizi özellikle önerdiğimiz bir şampuan veya losyon yoktur. Önereceğimiz şeyler tamamıyla kimyasal maddelerin en az düzeyde olduğu losyonlar ve kişinin kafa yapısıyla ve o bölgenin mikro çevresi ile ilişkili olabilecek şampuanlar önermekteyiz. Bunların dışında saçların hemen saç ekiminin arkasından kafa bölgesinin korunması çok önem arz etmektedir. Kafamızı bir yere çarpmamalıyız, o bölgenin kanamasına yaklaşık ilk üç günlük sürede bir mahal vermemeliyiz ve ekilen saçların yerinden çıkmaması için çeşitli olarak kafamızı korumaya almalıyız. Bunların dışında yapabildiğimiz diğer tedbirlerle ilgili olarak kişilerin günlük olarak saçlarını yıkaması ve kabukların bir hafta zarfında yok olmaya çalışmasını sağlıyoruz.

Aktif olarak spor yapan kişilerde bir haftadan sonra her türlü spora dönüş olabilir. Sadece kafa ile topa kafa atmak vesaire gibi aktiviteleri bir bir buçuk aylık dönemde yapmamasını istemekteyiz. Bir haftadan sonra denize ve havuza girmek mümkün. Ancak bir buçuk iki aylık periyotta tam olarak güneş ışınlarının en yoğun olduğu dönemde direk olarak güneşe çıkmamalarını tavsiye etmekteyiz.

Kişilerin denize girmesi, havuza girmesi ve sauna gibi aktivitelerde bulunması tamamıyla serbesttir. Ancak bu dönemden sonra kişilerin kendini kontrol etmesi ve o bölgenin kuru bırakılması önem arz etmektedir.

Saç ekimi için kullandığımız tarihten geçmişten bugüne gelen iki temel yöntem vardır. Bunlardan ilk ortaya çıkan fut yöntemi adını verdiğimiz ense bölgesinden bir parçanın alınmasıyla ve bunun köklere ayrılması ile yapılan işlemdir. Ancak burada enseden parça bir bisüri yardımıyla çıkarıldığından dolayı ense bölgemizde yani verici alan olarak adlandırdığımız kısımda bir iz ortaya çıkma ihtimali vardır. Kesiyle yapılan bu yöntemden sonra artık son yedi sekiz yıldır dünyada fue yöntemi ortaya çıkmıştır.

Fue yöntemi, foliküler unit ekstrasyonu adını verdiğimiz saçı oluşturan folikül adını verdiğimiz ünitenin tam olarak yerinden tek tek alınarak ön kısımda saç olmayan bölgeye nakledilmesi işleminin İngilizce adıdır ve fue yöntemi günümüzün altın standardı olmuştur.

Fut yöntemini çok uygulamamaktayız çok nadir olarak daha önceden fut yöntemi yapılmış ve o bölgesinde ciddi bir iz kalmış hastalara orayı düzeltmek amaçlı uyguladığımız tarihsel bir yöntem olarak görmekteyiz. Fue de saç kökleri tek tek alındığı için ve yan kısmında alınan kısmın hemen yanında diğer saç kökleri o kısmı örttüğünden dolayı alınan bölgede herhangi bir iz ortaya çıkmamaktadır.

Tabi ki bu da çok büyük özellik arz etmektedir. İşin ehli olmayan uzmanların bu kullanılan cihazlarda ince cihazları kullanmayan kişilerde ense kısmında benek benek ortaya görüntü çıkma riski de vardır fue yönteminde.Artık altın standart yöntemimiz fue yöntemi olarak kullanılmaktadır.

Burada teknolojinin gelişmesi ile birlikte artık sadece bir saç kökü alabilen 0,6 milim 0,7 milim çapında çok ince aletler artık üretilmektedir. Bu teknolojiye sahibiz, bu sayede enseden ince aletlerle alınan saç köklerinden sonra ense kısmında hiçbir iz izlememekteyiz ve uzun dönem sonra bu kişinin ensesini izlediğimizde bu bölgeden alınan saçlardan hiçbir şekilde bir iz kalmadığı ve o bölgenin tamamen temizlendiği göz önüne alınmalıdır.

Bunların dışında saç ekiminde dikkat edilmesi gereken diğer bir yöntem ön saç çizgisinin doğallığıdır. Kendi mevcut olan saçları ile aynı yönde yapılacak saç kanallarının açılması yöntemi ile doğal bir görünüm elde etmek mümkün olmaktadır ve buda kişinin tecrübesi, yapan kişinin bu konudaki başarısı bu tecrübeye bağlı olarak açılan saç köklerinin iyi olarak ayarlanması ile mümkün olmaktadır. Bu şekilde titiz nazik şekilde dokuya saygı gösterilerek yapılan saç ekimlerinde ciddi düzeyde başarılı sonuçlar alabilmekteyiz.

Erkeklerde saç dökülmesi, gerçekten üzerinde ciddi durulan ve dünyada araştırma geliştirme açısından yoğum olarak üzerinde çalışılan bir konudur.

En son dünya saç kongresinde bu işin otörleriyle bir araya geldiğimizde konuşulan en önemli konu saç dökülmesinin birçok faktörden kaynaklandığı fikir birliği ortaya çıktı.Bunun nedenleri arasında özellikle en büyük nedeni biz genetik faktörler olarak görüyoruz. Kişinin genetik yapısında saçların hormonları olan duyarlılığının fazlalığından ötürü saç dökülmesinin belli bir programlamadan sonra olduğu ve dökülecek saçların eninde sonunda kesinlikle döküldüğü kanaatine varılmıştır.

Bundan dolayıdır ki saç dökülmesinin çözümü genetik olarak, tam olarak bu yapının çözülmesi ve genetiğinin çözülmesi ile birlikte dökülmeye neden olan genlerin tedavisi ile mümkün olabilecektir. Bu da önümüzdeki beş ile on yıllık sürede doku mühendisliğinin gelişmesi ile ortaya çıkacak bir süreçtir.

Çalışılan ortam, dışarıdaki stres, yıkadığımız saç suyun sertlik derecesi, saçımıza kullandığımız losyonlar, saç jöleleri bunun gibi sayabileceğim ortam kirliliğini ve saç kökündeki doku florası adını verdiğimiz mikro ortamı bozan etmenlerin saç dökülmesini hızlandırdığı gösterilmiştir.

Bundan dolayı kişilerin saç dökülmesi başladığından beri alabileceği çeşitli tedbirler vardır. Öncelikli olarak doğallıktan yana bir tavır sergilemeleri ve kesinlikle kimyasal maddelerin çok az olduğu sabunlar veya şampuanlar kullanmalıdırlar.

Bunun yanında tıbbi olarak alabilecekleri yardımların başında medikal tedaviler gelmektedir. Saça losyon olarak sürülen ürünlerin dışında ağızdan alınan haplar şeklinde hormon blokajları sağlayarak saç köküne gelip yapışacak hormonların bloke edilmesi ile saçın dökülmesi ve ömrünü uzatabilmekteyiz.

Bunun yanında saç köküne uyguladığımız mezoterapi ve prs seansları ile çeşitli dönemlerde bunları sık olarak tekrar etmek gerekiyor. Dökülecek ve programlanmış bu saçların daha geç dönemde dökülmesini sağlayabiliyoruz.

Ancak nihayetinde programlı olan bir saçın tamamıyla dökülmesinin engellenmesi şuan ki teknoloji ile mümkün değildir. Böyle bir losyon, böyle bir ilaç yoktur dünya üzerinde.

Bunun dışında saçların dökülmesi ile ilgili prp adını verdiğimiz kişinin kendi kanından elde edilen büyüme hücreleri, büyüme hormonları ve trombositler zengin plazma dediğimiz bu sıvının saç köklerine enjekte edilmesi ile cılızlaşmış olan saçların daha canlanması, saç kökündeki kanlanmanın artması sağlanabilmektedir.

Bunların dışında çeşitli lazer tedavileri, saça yapılan değişik masajlar ve Amerikan ilaç dairesinin onaylamış olduğu saçı kalınlaştıran ve canlandıran çeşitli ilaç içeren losyonlarla uygulama içindedir.

Günümüzde saç dökülmesini tamamen durdurabilmek mümkün olmadığı gibi saç dökülmesinin kalıcı nihayi çözümü olarak da saç ekimini önermekteyiz biz.

Saç ekimi yapılacak kişilere şuanda doku mühendisliği ile saçlarını artırmamız bulunmamaktadır.

Ancak enseden alınabilen canlı saçların ön kısma nakledilmesi ile ciddi olarak kişinin normal görünüme kavuşturulması mümkün olmaktadır.

Tüm bunları yaparken de ense kısmındaki mevcut olan saçlara zarar vermeden bu işlemi yapabilmekteyiz.

Ense kısmında saç köklerinin yoğun olduğu kişilerde ensesinden saç alındığını bile anlamak mümkün olmamaktadır saç ekimi işleminden sonra ve bu şekilde yapılan işlemlerden sonra kişilerin saçları ortalama olarak üçüncü dördücü aydan itibaren çıkmaya başlar, altıncı aydan itibaren yüzde ellisi çıkar ekilen saçların ve saçın natürü gereği, biyolojisi gereği bir yıla kadar uzayan süreçte ekilen saçların ortalama yüzde doksan beş ile doksan sekizi yapılan başarılı ekim ile geri çıkabilmekte ve bu ekilen saçlar enseden alınan dökülmeyen saçlar karakterinde olduğundan dolayı ömür boyu kalıcı olarak görülmektedir ve kişiler bu işlemi yaptırdığı zaman ekilen saçların ömür boyu kalıcı olduğunu izlemekteyiz.

Saç ekimi pahalı bir işlem değil türkiyede ciddi genç iş gücü olduğundan dolayı saç ekimi dünya standartlarının çok altında Türkiye koşullarında dünyanın en uygun saç ekimini yapabilmekteyiz Türkiye de bunu uzmanlar yapıyo bunu ve dünyadaki en tecrübeli saç ekim ekipleri Türkiye de bulunmaktadır.

Bundan dolayı yurtdışından Arap ülkelerinden ve özellikle uzak doğudan birçok hastamız bulunmakta.

Çok başarılı çalışmalarla kişiler eski günlerdeki saçlarına kavuşabilmektedirler.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TOP